L’Oréal Türkiye Ve EndoTürkiye’den Tarihi Adım: Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı Kuruldu!
17.10.2026 

L’Oréal Türkiye ve EndoTürkiye iş birliğiyle Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı hayata geçirildi 

Bilimde kartopu etkisi büyüyor: L’Oréal Türkiye’den dört yeni bilim kadınına destek

Lider tekno-güzellik şirketi L’Oréal Türkiye, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu iş birliğiyle sürdürdüğü Bilim Kadınları İçin Programı’nın 24. yılında dört bilim kadınının araştırmasına destek vererek Türkiye’de bugüne kadar desteklediği bilim kadını sayısını 132’ye çıkardı. Bu yıl desteklenen bilim kadınlarından Doç. Dr. Belgin Sever ALS için yeni ilaç adayları, Doç. Dr. Çiğdem Toparlı yenilenebilir enerjinin depolanmasına yönelik daha uzun ömürlü çinko-hava pilleri, Doç. Dr. Tuğçe Nihal Gevrek Civan taşınabilir kâğıt tabanlı analiz sistemleri, Prof. Dr. Zeliha Uğur Aydın ise dişin canlı dokusunun iyileşme kapasitesi üzerine çalışıyor.

Türkiye’deki 40. yılında bilime verdiği desteği yeni iş birlikleriyle güçlendirmeyi hedefleyen L’Oréal Türkiye, uzun yıllardır yeterince araştırılmayan kadın sağlığı sorunlarını bilim dünyasının gündeminde daha görünür kılmak için Türkiye’nin ilk endometriozis hasta dayanışma derneği EndoTürkiye ile iş birliğine gitti. Bu iş birliği kapsamında, farklı disiplinlerden uzmanların bilgi ve deneyimlerini bir araya getirecek Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı’nın hayata geçirilmesine katkı sağladı.

Bilim Kadınları İçin Programı, kadın bilim insanlarının araştırmalarını sürdürmelerine ve çalışmalarını daha geniş kitlelerle buluşturmalarına destek oluyor. Türkiye’de bugüne kadar programdan destek alan bilim kadınlarının 100’den fazlası, akademik çalışmalarını bugün profesör veya doçent olarak sürdürüyor. L’Oréal Türkiye ise programın uygulandığı ülkeler arasında en fazla katkı sunan ilk beş ülke arasında yer alıyor.

L’Oréal Vakfı ile UNESCO iş birliğinde 28 yıl önce küresel ölçekte başlatılan program, bugüne kadar dünya genelinde 5 binden fazla kadın bilim insanını destekledi. Uluslararası Mükemmellik Ödülü’ne layık görülen 142 bilim insanından 7’si daha sonra Nobel Ödülü kazandı.

Kadın sağlığı araştırmaları farklı disiplinlerle buluşuyor

L’Oréal Türkiye, 40. yılında EndoTürkiye iş birliğiyle Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı’nın hayata geçirilmesine katkı sağladı. Kamuya açık platform, kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile endometriozis araştırmacılarının yanı sıra beslenme, fizyoterapi, psikoloji, psikiyatri, radyoloji, moleküler biyoloji, genetik ve biyomedikal mühendisliği alanlarından uzmanları ve araştırmacıları bir araya getirmeyi hedefliyor. Kadın sağlığı konusunda güvenilir bilgi arayan herkes bilimsel çalışmalara ve uzman görüşlerine de buradan ulaşabilecek.

Kadın sağlığı araştırmalarına ayrılan sınırlı kaynak, bu alandaki ihtiyacın boyutunu gösteriyor. ABD Ulusal Bilimler, Mühendislik ve Tıp Akademilerinin analizine göre, ABD Ulusal Sağlık Enstitülerinin 2013–2023 dönemindeki araştırma hibelerinin yalnızca yüzde 8,8’i kadın sağlığı araştırmalarına ayrıldı. Enstitülerinin toplam bütçesi artarken kadın sağlığı araştırmalarının araştırma hibeleri içindeki payı daha da geriledi.

Endometriozis hastalığı kadın sağlığında daha fazla araştırma ve bilgi paylaşımına neden ihtiyaç duyulduğunu gösteren örneklerden biri. Dünya genelinde yaklaşık 190 milyon kadını etkileyen hastalıkta tanıya ulaşmak yıllar sürebiliyor. Türkiye’de 15 binden fazla kadının katıldığı araştırmaya göre, endometriozis tanısı alan kadınlar teşhise ulaşana kadar ortalama dört farklı hekime başvuruyor, ilk hastane başvurusuyla tanı arasında yaklaşık dört yıl geçiyor. Katılımcıların yüzde 63’ü ağrılarına ve belirtilerine inanılmadığını, yaklaşık yüzde 78’i ise tedavi masrafları nedeniyle ekonomik güçlük yaşadığını belirtiyor. Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı, bu tür ihtiyaçları görünür kılmak, uzmanlar arasında bilgi paylaşımını güçlendirmek ve farklı disiplinlerden araştırmacıların birlikte çalışmasına alan açmak amacıyla hayata geçirildi.

“Bilim, var oluşumuzun temelidir”

L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, “L’Oréal, 117 yıl önce bir bilim insanının geliştirdiği yenilikle doğdu. Bugün araştırma ve geliştirmeye her yıl yaklaşık 1 milyar avro yatırım yapıyor, dünya genelindeki araştırma merkezlerimizde 4 binden fazla bilim insanıyla çalışıyoruz. Bilim, var oluşumuzun temelidir. Ancak dünyada her üç araştırmacıdan yalnızca biri kadın. Bilimin bütün potansiyeline ulaşması için kadınların bu yolculuğa eşit biçimde katılması gerekiyor. Türkiye’de 24 yıldır sürdürdüğümüz Bilim Kadınları İçin Programı’yla bugüne kadar 132 bilim kadınına destek verdik. Çalışmalarının görünür olması, bilime ilgi duyan genç kızlara da bu yolculuğun mümkün olduğunu gösteriyor” dedi.

“Kadın sağlığında araştırma ve bilgi paylaşımını güçlendireceğiz”

L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü ve Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu, “Bilim Kadınları İçin Programı’nı 24 yıldır sürdürürken desteğimizi her yıl nasıl daha ileri taşıyabileceğimize, bilim kadınları için nasıl yeni imkânlar yaratabileceğimize odaklandık. Türkiye’deki 40. yılımızda da bu yaklaşımı yeni bir iş birliğiyle ileri taşıyoruz. EndoTürkiye iş birliğiyle desteklediğimiz Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı’nın yeterince araştırılmayan kadın sağlığı sorunlarını ve karşılanmamış ihtiyaçları görünür kılmayı, farklı disiplinlerin birlikte çalışmasını ve bilimsel bilginin daha hızlı paylaşılmasını hedefliyoruz. Uzun vadede daha erken tanıya, daha etkili yaklaşımlara ve kadınların yaşam kalitesini iyileştirecek çözümlere katkı sunmak istiyoruz. Bu yıl desteklediğimiz dört bilim kadını başta olmak üzere tüm bursiyerlerimizi ve kadın sağlığına farklı alanlardan katkı sunan araştırmacıları bu ortak çabanın bir parçası olmaya davet ediyorum.” dedi.

DÖRT BİLİM KADININDAN ENERJİDEN SAĞLIĞA UZANAN

DÖRT YENİ PROJE

ALS hastalığındaki zararlı protein birikimine karşı yeni ilaç adaylarının geliştirilmesi

Doç. Dr. Belgin Sever, Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Kimya (İlaç Kimyası) Anabilim Dalı

ALS, kas hareketlerini kontrol eden sinir hücrelerinin zamanla zarar gördüğü ve tedavi seçenekleri oldukça sınırlı olan ilerleyici bir hastalık. Projede, ALS’nin bazı türlerinde hücre içinde birikerek sinir hücrelerine zarar veren mutant SOD1 proteinini hedefleyen yeni ilaç adayı moleküller geliştirilecek. Tasarlanan moleküller önce bilgisayar ortamında taranacak; en umut verici adaylar laboratuvarda üretilecek ve ALS hücre modellerinde test edilecek. Çalışma, sinir hücrelerini koruyabilecek ve hastalığa yol açan süreçleri baskılayabilecek yeni tedavilere bilimsel temel oluşturmayı amaçlıyor.

Yenilenebilir enerji depolaması için uzun ömürlü çinko-hava pillerine yeni anot tasarımı

Doç. Dr. Çiğdem Toparlı, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü

Güneş ve rüzgâr enerjisinden kesintisiz yararlanabilmek için, üretilen kullanım fazlası elektriğin güvenle depolanması gerekiyor. Proje, yenilenebilir enerji santrallerinde kullanılabilecek su bazlı ve yanıcı olmayan çinko-hava pillerini daha uzun ömürlü ve verimli hâle getirmeyi amaçlıyor. Bunun için pilin enerjiyi depolayan çinko bölümü, kullanım sırasında oluşan aşınmayı ve pil ömrünü kısaltan düzensiz birikimleri azaltacak şekilde yeniden tasarlanacak. Çalışma, daha erişilebilir hammaddelere dayanan güvenli ve sürdürülebilir enerji depolama teknolojilerinin geliştirilmesine ve dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sağlayacak.

UV ışıkla aktifleştirilen kâğıt tabanlı tanı ve analiz sistemlerinin geliştirilmesi

Doç. Dr. Tuğçe Nihal Gevrek Civan, Gebze Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü

Proje, düşük maliyetli filtre kâğıdını taşınabilir bir test platformuna dönüştürmeyi hedefliyor. Kâğıdın yüzeyi özel bir polimer tabakayla kaplandıktan sonra ultraviyole (UV) ışıkla yalnızca seçilen bölgeler aktif hâle getirilecek ve enzimlerin bu bölgelere seçici olarak bağlanması sağlanacak. Böylece kâğıdın yalnızca istenen bölgelerine biyolojik işlev kazandırılabilecek. Bu yaklaşım, gelecekte aynı platformun farklı bölgelerine farklı biyolojik işlevler kazandırılmasının ve böylece aynı anda farklı analizlerin yapılmasının da önünü açabilecek. Teknolojinin, biyosensörler ile çevresel analiz ve gıda güvenliği gibi farklı alanlarda kullanılabilecek düşük maliyetli ve taşınabilir sistemlerin geliştirilmesine temel oluşturması hedefleniyor.

Genetik düzeyde dişin kendi kendini yenilemesinin araştırılması

Prof. Dr. Zeliha Uğur Aydın, Sağlık Bilimleri Üniversitesi

Derin çürük veya travma sonrasında aynı tedavi uygulansa bile bazı dişler kendini onarabilirken bazılarında iltihap devam edebiliyor. Proje, bu farklılığın nedenlerini dişin içindeki canlı dokunun iyileşme sürecine odaklanarak araştırıyor. Çalışmada, dişin canlı dokusunda bulunan fibroblast adı verilen destek hücrelerinin, iltihap ve oksijen azlığı koşullarında kök hücrelerin onarım kapasitesini nasıl etkilediği incelenecek. CRISPRi yöntemiyle belirli genlerin çalışması geçici olarak durdurularak iyileşmede hangi biyolojik mekanizmaların belirleyici olduğu ortaya çıkarılacak. Elde edilecek bulguların, gelecekte dişin canlı dokusunu koruyan ve kendi kendini onarma kapasitesini destekleyen daha etkili tedavilerin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

Anadolu Üniversitesi Akademisyenine ALS İlacı Desteği

Bu yıl L’Oréal Türkiye tarafından desteklenen ve sağlık, enerji, malzeme alanlarında çığır açan projeler imza atan 4 akademisyen ve çalışmaları ise şöyle sıralandı:

  • Doç. Dr. Belgin Sever (Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi): İlerleyici ve tedavisi kısıtlı ALS hastalığında, sinir hücrelerinde birikerek zarar veren mutant SOD1 proteinini hedefleyen yeni ilaç adayı moleküller geliştirecek.

  • Doç. Dr. Çiğdem Toparlı (Orta Doğu Teknik Üniversitesi): Yenilenebilir enerji depolamasında kullanılan su bazlı ve patlamayan çinko-hava pillerinin ömrünü uzatacak yeni bir anot tasarımı üzerinde çalışıyor.

  • Doç. Dr. Tuğçe Nihal Gevrek Civan (Gebze Teknik Üniversitesi): Filtre kâğıdını UV ışık yardımıyla taşınabilir, düşük maliyetli ve aynı anda çoklu analiz yapabilen biyosensör test platformuna dönüştürüyor.

  • Prof. Dr. Zeliha Uğur Aydın (Sağlık Bilimleri Üniversitesi): Çürük ve travma sonrası dişin canlı dokusunun CRISPRi genetik yöntemiyle kendi kendini onarma kapasitesini ve hücresel mekanizmalarını araştırıyor.

L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova ve Kurumsal İlişkiler Direktörü İrem Karaoda Tanrıkulu, bilimin potansiyeline ulaşması için kadın araştırmacıların eşit katılımının şart olduğunu belirterek, tüm bilim insanlarını Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı’nın bir parçası olmaya davet etti.

G nderen: haber
595 defa okundu 
 


Ekonomi
Ticaret Bakanlığı’ndan Aldatıcı Reklamlara Ağır Darbe: Reklam Kurulu’ndan 17,2 Milyon TL Ceza!
Eskişehir’de Tüketici Hakları İçin Sıkı Denetim: 53 Firmaya 103 Bin TL Ceza!
Mavi Vatan’ın İlk Yüzer Fabrikası Sahaya İniyor: Osman Gazi Karadeniz’e Uğurlanıyor!
TZOB Genel Başkanı Sert Çıkış: "Şeker Pancarı Fiyatı Çiftçiyi Tarladan Uzaklaştırıyor!"
TÜKDES’ten Doğalgaz Tarifelerine Eleştiri: "Kademeli Fiyat Uygulaması Alt Gelir Grubunu Mağdur Ediyor"

Güncel
AK Parti Seyitgazi İlçe Başkanı Yıldız’dan Bütçe Çıkışı: “480 Milyon Lira Nerede?”
Eskişehir Valiliği’nden Son Dakika Kuvvetli Yağış Uyarısı: Sel Ve Su Baskınlarına Dikkat!
Eskişehir AFAD Ekibinden Zorlu Doğa Sınavı: Dedegöl Ve Davraz Dağları’nda Dev Tatbikat!
Söz Verilen Otoparklar Bir Aylık Araç Artışını Bile Karşılayamıyor
Muhtardan Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı’na İstifa Çağrısı

 

 
Sağlık
İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici’den Şirintepe ASM’ye Saha İncelemesi
L’Oréal Türkiye Ve EndoTürkiye’den Tarihi Adım: Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı Kuruldu!
Sağlık Ordusu Büyüyor: 31 Bin 54 Sağlık Personeli İstihdamı Resmi Gazete’de!
40-69 Yaş Arası Kadınlara Ücretsiz Mamografi Çağrısı: Eskişehir’de Pembe Kurdele Farkındalığı
Eskişehir Sağlıklı Hayat Buluşmaları Kaldığı Yerden Devam Ediyor


Eskişehir Mezar Yapımı Mezarcı
Mermer,Granit,Mozaik Mezar ve Aile Duvarı Yapımı
Sütlüce Mh. İstiklal Cd. No:142/A (Esentepe Mezarlığı) - Eskişehir 
Ziyaret i: 15.876.727 - Hit: 16.533.225
eskisehirburada.com yesidir