AĞUSTOS BÖCEGİ HİKÂYESİ… LA FONTAİNE YALAN SÖYLEMİŞ!
9.08.2026 

AĞUSTOS BÖCEGİ HİKÂYESİ… LA FONTAİNE YALAN SÖYLEMİŞ!

Bahse konu hikâyeyi belki de ilk ke okuyacaksınız…

Belki de inanamayacak daha derinlere inerek araştıracaksınız…

Ben öyle yapmıştım!

Bir Ağustos Böceğinin doğmadan önce toprağın altındaki bir larvada ortalamaolarak 13 ila 17 yıl beklediğini biliyor muydunuz?

 

Evet, yanlış okumadınız tam 13 ila 17 yıl bekliyorlar…

 

Yıllar önce ilk okuduğumda çok şaşırmış, bu inanılmaz döngüyü araştırmış,

arşivlemiştim…

Ağustos Böceğinin akıl almaz hikâyesi dişi Ağustos Böceğinin yumurtlaması ile başlıyor…

 

Dişi Ağustos Böceği ağaç dallarında bulunan çatlaklara yumurtlama hortumu

sayesinde yumurtalarını bırakıyor…

Yumurtalar, larva dönemi geldikten sonra ağaç dallarından toprağa düşüyor…

Toprak altına girerek kendilerine yaşam alanı hazırlıyorlar…

Bir sonraki aşamada ise larvalar ağaçların öz suyu ile besleniyor, toprak yüzüne

çıkmak için uygun dönemi bekliyorlar…

 

O dönem yıllarca sürüyor!

 

Bazı kaynaklar 21 yıldan bahsetse de gerçek olan 10 üzerinde ki asal sayılarda

yeryüzüne çıkıyor oldukları… Konunun uzmanı bir arkadaşımdan aldığım bilgi

ise 13-17 yıl aralığında…

13-17 yıl toprağın altında yaşayan larvalar için o an gelir ve binlercesi belki

de on binlercesi hepitopu 5 günlük bir süreçte yeryüzüne çıkıyorlar…

İşte tamda burası benim için en dikkat çeken nokta… Belki sizin içinde

öyle…

Bu larvalar çıkacakları zamanı nasıl bilirler?

Ne ve neye göre çıkarlar?

Yeryüzüne çıkan Ağustos Böceklerine en yakın ağaca tırmanma emrini kim

verir?

 

Bilimsel birçok açıklaması olsa da tartışmasız ilahi bir güç / yaradan ol

demiş olmuş, çık demiş çıkmıştır(nokta)

Devam edelim…

Bir böcek şeklinde ağaca tırmanan Ağustos Böceklerinin kanatlara da

ihtiyacı vardır… Yer altında kullanmış olduğu kabuğu atan bu kırmızı gözlü

böcekler mucizevi şekilde bildiğimiz kanatlı Ağustos Böceklerine

dönüşüverirler…

Elbette ki doğada hiç bir şey zayi olmaz… Çünkü kurulu düzen, nizam ve

intizam vardır bu âlemde… Bu minvalde, Ağustos böcekleri değişimi yaşamış

oldukları yerlere yapışmış olarak kalan kabukları diğer canlıların ve/veya

toprağın gıdası olacaktır…

Bununla da kalmıyor elbet Ağustos Böceklerinin hikâyesi...

Kabuk değişiminden sonra bile sürçlerini tamamlamış olmuyor,

yolculuklarına devam ediyorlar…

Sonraki evre, kabuğun içerisinde gelişmiş ve/fakat büzüşük durumda olan

kanatlarına kan pompalanması… Açılacak olan kanatlarla birlikte değişim

tamamlanmış oluyor…

Buraya kadar ve bundan sonraki döngü kusursuzca işlemeye devam

ediyor… Devam ediyor lakin ömürlerinin de sonuna yaklaşıyorlar!

Nasıl yani demeyin!

13 ila 17 yıllık toprak altı nöbetten, yaşamdan ve/veya hapislikten sonra

dünyaya gelen garibanın ömrü adında yazılıdır…

‘Ağustos…’

Yani topu topu bir ay bilemedin bir buçuk...

Şaşırdık değil mi?

 

Şu ana kadar yazdıklarımız aslında ağustos böceğinin bir nevi hayatı…

 

Yanlış okumadınız, yalnızca 3 ila 8 hafta kadar yeryüzünde kalıyor Ağustos

Böcekleri…

 

Diğer bir detay;

 

Hani o bizim duyduğumuz şarkıları, türküleri, ezgileri söyleyenler var ya, hah

işte onlar yalnızca erkek ağustos böcekleridir…

 

Amaçları ise çiftleşmek üzere bir dişiyi kendilerine çekmektir…

Çünkü dişi Ağustos Böceği, en güzel şarkıyı söyleyeni kendine eş seçecektir…

Çiftleşme sonucunda dişi Ağustos Böcekleri yumurtalarını bırakmak üzere

uygun bir ağaç dalında kendilerine çatlaklar arayacak böylece nizam, intizam ve

düzen içerisinde döngü devam edecektir…

Yıllardır haksızlığa uğrayan Ağustos Böceklerinin gerçek hikâyesi böyledir...

Son bahar geldiğinde ömürlerini noktalayacak olan bu eşsiz canlıların kış için

çalışmasına gerek yoktur.

Düşünsenize, 13-17 yıl toprağın altında bekle, dışarı çık…

Ömrün bir ay...

Buldun, buldun...

Bulamadın, bir daha yok.

Siz olsanız çalışır mıydınız?

Ezcümle…

Hayat ileriye doğru yaşanır,

Ama geriye doğru anlaşılır.

Konunun özü bu…

LA FONTAİNE BİZE YALAN SÖYLEMİŞ!

La Fontaine tarafından yazılan ve çocuk yaşlarda herkes tarafından okutulan

Ağustos Böceği ile Karınca hikâyesi bize ne anlatıyordu?

Buyurun hep beraber masalı okuyalım… Okumadan öncede çocukken

dinlediklerimizden azda olsa dem vuralım….

‘Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde pireler

berber iken, develer tellal iken ben anamın beşiğini tıngır, mıngır sallar iken,

 

anam düştü beşikten, babam düştü eşikten, anam kaptı maşayı, babam kaptı

meşeyi döndürdüler bana dört köşeyi…’ diyerek balayalım…

Ağustos Böceği yazın bütün gün saz çalar ve şarkı söylermiş… Hiç

çalışmaz kış için hazırlık yapmazmış... Karınca ise çok çalışkan çok zeki…

Karınca tüm yaz boyunca gelecek soğuk yaz günleri için dişini tırnağına katarak

çalışmış durmuş… Yazın sıcak günleri artık bitmiş ve havalar soğumaya

başlamış...

Kış gelmiş… Artık Ağustos Böceği saz çalamıyor, şarkı

söyleyemiyormuş… Çok üşümüş ve karnı acıkmış...

Ağustos Böceği yazın eğlenirken küçük karınca bütün yaz boyunca bütün

gün çalışıp kış için hazırlık yapmış…

Ağustos Böceğinin aklına karıncanın kışa hazırlık yaptığı ve gidip ondan

yiyecek isterse ona yardım edeceği gelmiş… Karıncanın yuvasına gelmiş...

Karınca kapıyı açtığında karşısında soğuktan titremekte olan Ağustos Böceğini

görmüş ve ona:

-‘Ne istiyorsun Ağustos Böceği?’ demiş...

Ağustos Böceği karıncaya:

-‘Çok üşüyorum, hiç yiyeceğim yok karnım da çok aç bana yiyecek bir

şeyler verir misin? Söz veriyorum Ağustosta sana olan borcumu ödeyeceğim.’

demiş…

Karınca: -‘Bütün yaz sen ne yaptın niye yiyecek bir şeyin yok?’ demiş…

Ağustos Böceği başını öne eğerek mahcup bir şekilde:

-‘Ben bütün yaz saz çalıp, şarkı söyledim.’ deyince karınca çok sinirlenmiş.

-‘Madem öyle bütün yaz saz çalıp, şarkı söyledin şimdide oyna’ demiş…

Kapıyı Ağustos Böceğinin suratına kapatmış… Ağustos Böceği kendi kendine

bende yazın yiyecek toplasaydım, şimdi bu halde olmayacaktım diyerek bir daha

aynı hataya düşmeyeceğine dair kendisine söz vermiş…

Masallarda ve/veya çizgi filmlere konu olan, sabahtan akşama kadar şarkılar

türküler söyleyen ve bize çocukluğumuzda tembellik eşittir Ağustos Böceği

algısı oluşturan bu canlıyı ne kadar da yanlış tanımışız öyle değil mi?

 

La Fontaine amcanın bize anlattığı adı üzerinde masal…

Dünyaca ünlü masalların ardında yatan ve anlatılmayan gerçekler olduğu da

söylenegelir…

Esas itibarıyla sözlü anonim halk edebiyatı ürünüdür masallar… Anlatılan

kahramanların, olayların tamamen gerçek dışı olduğu, yer ve zaman ögesinin ise

daima belirsiz olduğu bir anlatı türüdür de denilebilir… Masallar genelde hep

mutlu sonla biter… İyiler kazanır, kötüler cezasını bulur…

Ezcümle;

Emin olun çoğumuzun çocukluk kahramanlarının kahramanı olduğu bazı

masalların altında yatan gerçekler o kadar da keyifli ve masum değil aslında…

Ya her masalda azda olsa bir gerçeklik payı varsa!

Öyle olsa ve iyiler her daim kazansa!

Kötüler kayıtsız şartsız cezalandırılsa…

Ya La Fontaine’ler, andersenler çoğunluktaysa!

Beşikten mezara kadar,

Ya dünya bir masalsa!

Ves’selam


100 defa okundu 
 


Ekonomi
Eskişehir’de Fiyat ve Etiket Denetimi: 67 Bin 541 TL Ceza Kesildi
Eskişehir’in Ekonomi ve Sanayi Geleceği Masaya Yatırıldı: ESMİAD ile MHP Buluştu
Belçika’dan Eskişehir’e Ticaret Köprüsü: Belediye Başkanı Emir Kır MÜSİAD’ı Ziyaret Etti
ATAP’tan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na Üst Düzey Ziyaret
Geleceğin Enerji Şebekeleri Geliyor: OEDAŞ Dev Akıllı Şebeke Konsorsiyumunda

Güncel
AĞUSTOS BÖCEGİ HİKÂYESİ… LA FONTAİNE YALAN SÖYLEMİŞ!
Eskişehir’de “Sudan Ucuz” Deyimi Tarihe Karıştı: Su Fiyatları Cep Yakıyor
Milyonluk İhale, Sadece 30 Günlük Hizmet: Kentpark Yapay Plajı Açıldı!
Meclis Üyesinden Başkan Ataç’a Zor Soru: "Makam Aracı Eşine mi Tahsis Edildi?"
Eskişehir’de Su Fiyatları Rekora Koşuyor: İnşaat Suyu 100 TL Sınırını Aştı!

 

 
Sağlık
İl Sağlık Müdürü Bildirici’den KETEM ve Ücretsiz Sağlık Hizmetleri Çağrısı!
Şiddetli Karın Ağrısında İlk 72 Saate Dikkat: Tedavide Gecikmek Hayati Risk Taşıyor
“İyi ki Gelmişim”: Pediatrik Rehabilitasyonda Oyun Odaklı Tedavi Yüzleri Güldürüyor
Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü’nden Aile Hekimlerine Erken Tanı Teşekkürü
Dijital Çağın Yeni Riski: Ünlü Hayranlığı ve Parasosyal İlişkiler


Eskişehir Mezar Yapımı Mezarcı
Mermer,Granit,Mozaik Mezar ve Aile Duvarı Yapımı
Sütlüce Mh. İstiklal Cd. No:142/A (Esentepe Mezarlığı) - Eskişehir 
Ziyaret i: 15.501.024 - Hit: 16.149.802
eskisehirburada.com yesidir